Ana içeriğe atla

Lütfen! "Biz" olalım


     
Ömrümüzden bir bahar daha!

      Uzun  zamandır  yazamadığım bir  boşluğun  içindeyim.Paylaşılacak  konular  olmadığından  değil  tabi ki,  içimden  gelmediğinden!!  bilemediğim  bir  nedenden  ruhumun  bile  sustuğunu farkettim. Kalbimin eski heyecanla atmadığını ve "kendimle"   başbaşa  olmak  istediğimi  anladım. İnsanın  zaman  zaman  kendi  ile  kalması  ve  iç  sesini  dinlemesi  ruhun  şarj  edilmesi  gibi  sanki..  ama  biraz  da  ketumlaşması  anlamında   geliyor. Karşımızda   ki  kırılmasın  diye  cümleleri seçerek  kullandığınız  olmuştur muhakkak!  tıpkı  bunun  gibi. Yazmaya  ara  vermek  sarhoşluktan ayılmak gibi :).. 

       Son  zamanlarda yaşanan siyasi, sosyal  ve  kültürel karmaşanın  ben  de  yarattığı  travma  ve  güvensizlik  hissinden  bahsedeyim   diye düşündüm  ama  durum  o  kadar umutsuz ki!!  kendimi çok ürkütücü bir korku filminin içinde hissediyorum..Bir kabusun  içindeyim, uyanınca herşey rüyaymış diyeceğim ve herşey gül bahçesine dönecek! (-miş) .. Kaç  kişi  okur  bilemem!  ama  lütfen toplum  olarak   ayrımcı  olmayalım .Hepimiz bu  vatanın çocuklarıyız. Bütünüz  ve  biz  böyle varız. İnsan olmanın gereği  her  canlıya  saygıyı  gerektirir. Sağ, sol,  orta diye bir  şey  olabir mi!  En  önemlisi  iyi  bir  insan  olabilmek..
Sevgi,  saygı  ve anlayış  parayla  değildir  arkadaşlar. Güzel yürekli  insanların  da  çoğunlukta  olduğunu  düşünmek  istiyorum. Bize  bizden  fayda var  unutmayalım. Birbirimizin  haklarına   saygı  gösterelim.....

Mesleği ne olursa olsun!
Ne sağcı,
ne solcu,
ne doğulu,
ne batılı ..


Hepimiz ekmekçiyiz arkadaşlar..

Sevgi en yumuşak yastığınız olsun....
                                                     PİA

















  

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Hayat" diyoruz,yaşamaya devam ediyoruz. Onca kırıklık,onca acı,onca hüzün.. yaralarımıza üfleye üfleye"bir şey yok"diyoruz; en çok kendimizi kandırıyoruz.. çok şey var aslında, üflemeyi bırakıp konuşmaya başlarsam bir daha asla susmayabilirim; öyle çok ki kan kaybım, o kadar büyük ki kendime olan yalanım "hayat" diyorum, susuyorum; nefesim lazım çünkü bana, şimdilik yaralarımı üflüyorum..."

Bazen Bir İnsan  İçin, Şehir Seversin... Bazen Bir İnsan İçin, bir Şehirden Vazgeçersin..

Deniz değil ki yüreğim öfkesini kıyılara vursun..

Dört mum ..  Dört mum yavaşca yanıyordu. Ortam çok yumuşaktı ve konuştukları duyuluyordu. İlki söyledi: ‘’ ben barışım!" Artık kimse benim yanık kalmamı sağlamıyor, sanıyorum söneceğim. " Alevi hızla azaldı ve bütünüyle söndü. İkincisi söyledi: ‘’ ben inancım!" neredeyse herkez benim artık gerekli olmadığımı düşünüyor o nedenle daha fazla yanık kalmama hiç gerek yok’’ Konuşmayı bitirdiği zaman, bir rüzgar hafifçe esti ve onu söndürdü. Üzgünce üçüncü mum sırası gelince konuştu: ” ben sevgiyim!" yanık kalmak için artık gücüm kalmadı. İnsanlar beni bir kenara bıraktı ve önemimi anlamadı. Kendilerine en yakın olanları bile sevmeyi unuttular " Ve hiç zaman yitirmeden söndü. Ansızın... Bir çocuk odaya girer ve üç mumun yanmadığını görür ”neden yanmıyorsunuz sizin sonuna kadar yanmanız gerekir " Bunu söyleyerek, çocuk ağlamaya başlar. Ardından dördüncü mum söyler: ”korkma ben hala yanıkken di...

Konfüçyüs'ün dediği gibi ‘Eğer ağaca çıkmak istiyorsanız, yıldızlara çıkmaya niyet edin, başarırsınız.