Ana içeriğe atla

Ben :)



Annesinin asi ve aykırı kızı...
Kendine göre akıllı,çok mantıklı ama bir o kadar da kalbi sevgi  ile dolu .
Gereğinden fazla ketum  olmasına rağmen içinde kelebekler uçuşan bir hayal kahramanı.
Her duygusunu içinde yaşayan , birilerinin içini görmesinden ödü kopan yaramaz bir çocuk.
Kitap okumayı,müzik dinlemeyi,sinema izlemeyi,resim yapmayı,şiir yazmayı çok seven bir gölge sanatçı..
Tarih hayranı bir vatansever.
Evrendeki  her oluşumun mucize olduğunu düşünen inançlı biri.
Haksızlığa tahammülü olmayan hak edene hakkını veren bir adalet düşkünü.
Sevmeyi çok iyi bilen bir sevgi aşığı.
Güven konusunda oldukça temkinli,insanları kendince!  iyi tanıyan  ona göre davranışlarını düzenleyen uyumlu bir beyin.
Bazı şanssızlıkları yaşamış ve bunlardan çok ciddi dersler almış ve hala hayatına yön vermeye çalışan bir hayat öğrencisi.
Hayvanları sevmeyenlerin insanları hiç sevemeyeceğine inanan bir hayvansever.
Açık fikirli, düşüncelerini yeri geldiğinde açıkça söyleyebilen  dürüst bir gönül.
Fiziksel olarak arzu ettiği gibi yapamasa da ruhu uzayda bile seyahat eden bir gezici.
Yaşadığı sanşsızlıklar neticesinde hala şansını arayan umutsever.
Bazen kendinden ödün verse de herzaman  saygılı..
Kırmaktan ve kırılmaktan çok korkan iyi bir arkadaş ve kalıcı bir dost.
Aşka aşık,kalbi sevgi dolu temiz bir yürek..
Kim ?
Şükürler olsun!
İyi de bir kalbim var..
Saygıyla

Not; İlk blog yazıları genelde okunmaz, bu sebeple biraz kendimden bahsettim..
Umarım okuyanlar hakkımda bir fikir sahibi olur..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Hayat" diyoruz,yaşamaya devam ediyoruz. Onca kırıklık,onca acı,onca hüzün.. yaralarımıza üfleye üfleye"bir şey yok"diyoruz; en çok kendimizi kandırıyoruz.. çok şey var aslında, üflemeyi bırakıp konuşmaya başlarsam bir daha asla susmayabilirim; öyle çok ki kan kaybım, o kadar büyük ki kendime olan yalanım "hayat" diyorum, susuyorum; nefesim lazım çünkü bana, şimdilik yaralarımı üflüyorum..."

Bazen Bir İnsan  İçin, Şehir Seversin... Bazen Bir İnsan İçin, bir Şehirden Vazgeçersin..

Deniz değil ki yüreğim öfkesini kıyılara vursun..

Dört mum ..  Dört mum yavaşca yanıyordu. Ortam çok yumuşaktı ve konuştukları duyuluyordu. İlki söyledi: ‘’ ben barışım!" Artık kimse benim yanık kalmamı sağlamıyor, sanıyorum söneceğim. " Alevi hızla azaldı ve bütünüyle söndü. İkincisi söyledi: ‘’ ben inancım!" neredeyse herkez benim artık gerekli olmadığımı düşünüyor o nedenle daha fazla yanık kalmama hiç gerek yok’’ Konuşmayı bitirdiği zaman, bir rüzgar hafifçe esti ve onu söndürdü. Üzgünce üçüncü mum sırası gelince konuştu: ” ben sevgiyim!" yanık kalmak için artık gücüm kalmadı. İnsanlar beni bir kenara bıraktı ve önemimi anlamadı. Kendilerine en yakın olanları bile sevmeyi unuttular " Ve hiç zaman yitirmeden söndü. Ansızın... Bir çocuk odaya girer ve üç mumun yanmadığını görür ”neden yanmıyorsunuz sizin sonuna kadar yanmanız gerekir " Bunu söyleyerek, çocuk ağlamaya başlar. Ardından dördüncü mum söyler: ”korkma ben hala yanıkken di...

Konfüçyüs'ün dediği gibi ‘Eğer ağaca çıkmak istiyorsanız, yıldızlara çıkmaya niyet edin, başarırsınız.