Ana içeriğe atla

Yalan...



 Yalan..!

Eminim pek çoğumuz yaşadık..
Belki de,değer verdiğimiz insanları kaybettik bu yüzden,
insani değerlere olan inancımızı yitirdik,
kaç sevda harcadık bu yolda,
yaşam döngümüz değişti belki de..!
Işığımızı çalan,hayat enerjimizi tüketen,kıyamadıklarımızdan nefret ettiren umut hırsızı...!
Kısa bir süre için bile olsa kendimize olan güvenimizi yitirmiş olabiliriz bu yüzden..



Neden!...

Size kıymet veren insanların gözünün içine bakarak neden "yalan" söylersiniz?
Deşifre olduğunuzda kaybedeceğimiz değerlerden korkmazmısınız!
Yalan söylediğinizin aslında gerçeklerden haberdar olabileceğini aptal durumuna düşeceğinizi hiç mi! hesab etmezsiniz!!
Yalanınıza maruz kalan kişinin bir daha size aynı temiz duygularla yaklaşmayacağından,size olan güveninin sarsılmasından korkmazmısınız..!
Bu sebepten; size, sevgi ve aşkla uzanacak bir eli kaybedecek kadar mı! cesursunuz....
Bu dünyayı sonsuz mu zannedersiniz......
Sevgi ve saygı temellerinin gökten zembille mi indiğini düşünürsünüz..
Ruh dünyamızın "güven" temelleri üzerine kurulduğunu bilmezmisiniz..
Bir insanın size iki kez aynı inançla güvenmeyeceğini,her yalanınızda, "o" insanda! sizden bir parçanın yok olup gittiğini biliyormusunuz..!

Değer mi..!

İnsanca yaşamayı ilke edinen,
aklı başında,
mert,
kadın gibi kadın,
erkek gibi erkek,
kaliteli  insanların harcıdır "dürüstlük"
Ruhu çöplüğe dönmüş canlılarda bulunmaz...
Tıpkı, insanca yaşamamızı sağlayan diğer değerlerimiz gibi..


                                                   
                                                  Gözümün içine bakarak yalan söyleyenler!
                                                  Yalanlarınızı affediyorum ama! sizi değil..
                                                  Her bir cümlenizde, kendinizden bir parçayı alıp
                                                  gidişinizi seyrediyorum...
                                                  Yalanın pembesi,beyazı,siyahı olmaz "der"! PİA
                                                  sevdiğim için kaybetmekten korktuklarım vardır 
                                                  benim de..
                                                   kaybedeceksem de,
                                                   sonuna kadar mücadelemi vermişimdir ve
                                                   dürüstçe "kaybederim "  
                                                   elimden geleni yaptım derim ve gözüm
                                                    arkada    kalmaz..

                                                        PİA







Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Hayat" diyoruz,yaşamaya devam ediyoruz. Onca kırıklık,onca acı,onca hüzün.. yaralarımıza üfleye üfleye"bir şey yok"diyoruz; en çok kendimizi kandırıyoruz.. çok şey var aslında, üflemeyi bırakıp konuşmaya başlarsam bir daha asla susmayabilirim; öyle çok ki kan kaybım, o kadar büyük ki kendime olan yalanım "hayat" diyorum, susuyorum; nefesim lazım çünkü bana, şimdilik yaralarımı üflüyorum..."

Bazen Bir İnsan  İçin, Şehir Seversin... Bazen Bir İnsan İçin, bir Şehirden Vazgeçersin..

Deniz değil ki yüreğim öfkesini kıyılara vursun..

Dört mum ..  Dört mum yavaşca yanıyordu. Ortam çok yumuşaktı ve konuştukları duyuluyordu. İlki söyledi: ‘’ ben barışım!" Artık kimse benim yanık kalmamı sağlamıyor, sanıyorum söneceğim. " Alevi hızla azaldı ve bütünüyle söndü. İkincisi söyledi: ‘’ ben inancım!" neredeyse herkez benim artık gerekli olmadığımı düşünüyor o nedenle daha fazla yanık kalmama hiç gerek yok’’ Konuşmayı bitirdiği zaman, bir rüzgar hafifçe esti ve onu söndürdü. Üzgünce üçüncü mum sırası gelince konuştu: ” ben sevgiyim!" yanık kalmak için artık gücüm kalmadı. İnsanlar beni bir kenara bıraktı ve önemimi anlamadı. Kendilerine en yakın olanları bile sevmeyi unuttular " Ve hiç zaman yitirmeden söndü. Ansızın... Bir çocuk odaya girer ve üç mumun yanmadığını görür ”neden yanmıyorsunuz sizin sonuna kadar yanmanız gerekir " Bunu söyleyerek, çocuk ağlamaya başlar. Ardından dördüncü mum söyler: ”korkma ben hala yanıkken di...

Konfüçyüs'ün dediği gibi ‘Eğer ağaca çıkmak istiyorsanız, yıldızlara çıkmaya niyet edin, başarırsınız.