Ana içeriğe atla

Hiç birşey aynı değil!






















Bir boşluksun şimdi  hayatımda,
sen,
bir parçamdın sanki....
Şimdi,
nefes alamıyor,yutkunamıyor gibiyim..
Dünya üzerindeki herşey bu kadar anlamını yitirebilirmiydi!
Ne çok severdim çiçekleri, yıldızları,yağmuru,gökyüzünü..
Hiçbiri anlamlı gelmiyor şimdi..
Kendinden bile kaçmak ister mi insan!
istermiş..!
Görüpte üzülmemek için bakamadığım yerler,
önce aşkım diye kayıtlayıp,
 sonra gizli dosya diye ücralara sakladığım dosyalarım bile olurmuş!!!

keşkelerim,iyikilerim,sabrım,sükunetim,dayanma gücüm,soluğum,
beklemelerim,eksilerim artılarım,gülen gözlerim,ağlayan kalbimmişsin..

Anlıyorum ki,
sevdiğinin, bir başkasının elini tutup,bir başkasının gözlerine bakması değil kalbi kıran..
Son sözlerin buzdan bir kayaya benzemesi belki de! kapıları sertçe insanın yüzüne kapatan,
dönüş yollarını tıkayan,
belki bir gün karşılaştığınızda sıcak bir bakış ve gülümsemesini yüzünde donduracak olan,
gerçek anlamda kaybettiren,
bazıları için menfaatlerin sevdiklerinden daha değerli olduğunu vurgulayan,
en üzücü olan da değer verdiğin insanın giderayak sıcak bir cümleyi bile çok görmesi..

 Zaman....................

Herşey birgün unutulur ama!
kırılan hiçbirşey aynı olmaz ........
Değişmeyen bir kural;
          Sevginin kıymeti kaybedilince anlaşılıyor..
                      o zaman da,
                                   kim öle kim kala...


Sevgi,  en sıcak yastığınız olsun..                           PİA








Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Hayat" diyoruz,yaşamaya devam ediyoruz. Onca kırıklık,onca acı,onca hüzün.. yaralarımıza üfleye üfleye"bir şey yok"diyoruz; en çok kendimizi kandırıyoruz.. çok şey var aslında, üflemeyi bırakıp konuşmaya başlarsam bir daha asla susmayabilirim; öyle çok ki kan kaybım, o kadar büyük ki kendime olan yalanım "hayat" diyorum, susuyorum; nefesim lazım çünkü bana, şimdilik yaralarımı üflüyorum..."

Bazen Bir İnsan  İçin, Şehir Seversin... Bazen Bir İnsan İçin, bir Şehirden Vazgeçersin..

Deniz değil ki yüreğim öfkesini kıyılara vursun..

Dört mum ..  Dört mum yavaşca yanıyordu. Ortam çok yumuşaktı ve konuştukları duyuluyordu. İlki söyledi: ‘’ ben barışım!" Artık kimse benim yanık kalmamı sağlamıyor, sanıyorum söneceğim. " Alevi hızla azaldı ve bütünüyle söndü. İkincisi söyledi: ‘’ ben inancım!" neredeyse herkez benim artık gerekli olmadığımı düşünüyor o nedenle daha fazla yanık kalmama hiç gerek yok’’ Konuşmayı bitirdiği zaman, bir rüzgar hafifçe esti ve onu söndürdü. Üzgünce üçüncü mum sırası gelince konuştu: ” ben sevgiyim!" yanık kalmak için artık gücüm kalmadı. İnsanlar beni bir kenara bıraktı ve önemimi anlamadı. Kendilerine en yakın olanları bile sevmeyi unuttular " Ve hiç zaman yitirmeden söndü. Ansızın... Bir çocuk odaya girer ve üç mumun yanmadığını görür ”neden yanmıyorsunuz sizin sonuna kadar yanmanız gerekir " Bunu söyleyerek, çocuk ağlamaya başlar. Ardından dördüncü mum söyler: ”korkma ben hala yanıkken di...

Konfüçyüs'ün dediği gibi ‘Eğer ağaca çıkmak istiyorsanız, yıldızlara çıkmaya niyet edin, başarırsınız.