Ana içeriğe atla

- MIŞ..




Çok  "yalın"dı herşey;
Seviyordum..
İlk gördüğümde ısınmıştı gönlüm..
Geride, sonbaharını yaşayan, yaprakları çoktan dökülmüş bir aşkın üstüne üstlük..!

Çok tanıdıktı yüzü,elleri,bakışları.
Yıllardır tanıyormuşum gibi hissetmiştim onu ilk görüşte..
Çok sıradan bir yüzü vardı belki,
albenisi de yoktu pek..
ama!
duruşunu sevmiştim..
Çok konuşkan değildi .. sesini kendisi duyabilseydi daha çok konuşurdu eminim!

Nedense...
pek gülmezdi..hiç kahkahasını duymamıştım..
Ruhu gibi, yüzünü de gizlerdi gülümserken..
Çok sakin görünürdü..
Gri bulutları vardı.. hep pusluydu gökyüzü..şeffaf halini hiç bilmedim bu yüzden..
Bazı zamanlar çok düşünceli görünse de çoğunlukla unuturdu..
Yalan da söylerdi..anlardım! hatta  bilirdim de..
Göstermemeye çalışırdı ama 
Sevgiyi tanımaz bir hali,
bence!
çok kırık bir kalbi vardı....

 Bir gün,
başka gönüllerin, başka sahte sevgilerin yolcusu oldu..
Biliyormuydum?
Biliyordum tabi..!
Bu yüzden kendisinin anlayamadığı,
zaman zaman yanlış anladığı,
bundan sonra da hiçbir zaman anlayamayacağı sınırlarım vardı ..




Ne öğrendin derseniz!

Kırık kalplerde "derin" sevdalar kök salmıyor,
Sevgi, herkes için aynı anlamı ifade etmiyor,
Ruhunu görmeden kimseye kalbini teslim etmemek gerekiyor..
          -m u ş.........


"GÖNÜL" ,
 
           ANCAK

                       "GÖNÜL"

                                     VERİLEREK
                     
                                                            ALINIR..

                                                                                -m ı ş...........


                                         PİA














Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Hayat" diyoruz,yaşamaya devam ediyoruz. Onca kırıklık,onca acı,onca hüzün.. yaralarımıza üfleye üfleye"bir şey yok"diyoruz; en çok kendimizi kandırıyoruz.. çok şey var aslında, üflemeyi bırakıp konuşmaya başlarsam bir daha asla susmayabilirim; öyle çok ki kan kaybım, o kadar büyük ki kendime olan yalanım "hayat" diyorum, susuyorum; nefesim lazım çünkü bana, şimdilik yaralarımı üflüyorum..."

Bazen Bir İnsan  İçin, Şehir Seversin... Bazen Bir İnsan İçin, bir Şehirden Vazgeçersin..

Deniz değil ki yüreğim öfkesini kıyılara vursun..

Dört mum ..  Dört mum yavaşca yanıyordu. Ortam çok yumuşaktı ve konuştukları duyuluyordu. İlki söyledi: ‘’ ben barışım!" Artık kimse benim yanık kalmamı sağlamıyor, sanıyorum söneceğim. " Alevi hızla azaldı ve bütünüyle söndü. İkincisi söyledi: ‘’ ben inancım!" neredeyse herkez benim artık gerekli olmadığımı düşünüyor o nedenle daha fazla yanık kalmama hiç gerek yok’’ Konuşmayı bitirdiği zaman, bir rüzgar hafifçe esti ve onu söndürdü. Üzgünce üçüncü mum sırası gelince konuştu: ” ben sevgiyim!" yanık kalmak için artık gücüm kalmadı. İnsanlar beni bir kenara bıraktı ve önemimi anlamadı. Kendilerine en yakın olanları bile sevmeyi unuttular " Ve hiç zaman yitirmeden söndü. Ansızın... Bir çocuk odaya girer ve üç mumun yanmadığını görür ”neden yanmıyorsunuz sizin sonuna kadar yanmanız gerekir " Bunu söyleyerek, çocuk ağlamaya başlar. Ardından dördüncü mum söyler: ”korkma ben hala yanıkken di...

Konfüçyüs'ün dediği gibi ‘Eğer ağaca çıkmak istiyorsanız, yıldızlara çıkmaya niyet edin, başarırsınız.